DOMATES BİBER PATLICAN’DAN GÖLKURNAZLIĞINA…

Kadri Uçmak 2019-02-14T21:35:36+00:000000003628201902 0
DOMATES BİBER PATLICAN’DAN GÖLKURNAZLIĞINA…

Kadri Uçmak

Domates, biber, patlıcaaan (Barış Manço’yu bu nedenle de özlemle anıyorum. Sanki bugünleri görmüş yazmış ve bestelemiş).  Tabii soğan da, salatalık da, kabak da, patates de var, tanzim satış dedikleri hödük yerlerde… Tanzim satışlarının ne demek olduğunu bizler gördük! Ancak son açıklamalara göre büyük marketlerde de aynı fiyatlara satışlar başladı.

Peki, pazar esnafı neden aynı fiyatlara ürün satamıyor. Deniliyor ki Antalya’dan 3 günde 1000 TON sebze gelmiş, bu tanzim satış denilen yerlere… Büyük marketlere bu ürünler nereden geliyor?

Bakın bu büyük marketler köylüden tarla kiralıyorlar ve sera üreticileri ile rekabet ediyorlar. Şimdiye kadar büyük marketler kendi ürünlerini ürettiler ve kendi kendilerine yettiler. Son günlerde seracılar tohuma para veriyor, gübreye para veriyorlar, mazota para veriyorlar maliyet aşırı yükseliyor. Büyük marketler eğer şu anda tanzim satış yerlerindeki fiyatlardan satış yapıyorlarsa büyük marketlere teşvik var ya da iktidarla aralarında başka bir anlaşma var. Büyük marketler ürettikleri ürünler için para babalarının motor yatlarına 1,90 TL’ye satılan mazot desteğini kendileri için aldıkları gözler önünde… Yalnızca mazot değil, tohum için de, gübre için de aynı desteği iktidardan aldıkları gözler önünde…

Peki, sera esnafı ürettiklerini nasıl satacak? Aynı destekleme olmaz ise satamayacak ve zarar edecek!

Neymiş efendim, Antalya’dan 1000 TON sebze gelmiş tanzim satış yeri dedikleri yerlere… 1000 TON sebze 1 haftada Kadıköy’e yetmez! Nedir 1000 TON sebze?

Devlet, para babaları olan büyük marketlere değil, pazar esnafına, sera esnafına, hal esnafına destek verecek!

Şimdi bazı vatandaşlarımız; domates, biber, patlıcan, salatalık, soğan, kabak, patates için getirilen çözümün, Türkiye’nin bütün ekonomisine çözüm getirildiğini zannediyor. Eğer bazı insanları kandırırsanız, bu insanların karşısına çıkar Amerika bizi kandırdı, Fransa bizi kandırdı, Rusya bizi kandırdı, Avrupa Birliği bizi kandırdı demek zorunda kalırsınız! Ama bir ülke, bir devlet kandırılmakla yönetilmez!

Çiftçiye de, sera esnafına da, pazar esnafına da, hal esnafına da teşvik vereceksiniz. Yoksa gideceksiniz. Bu göl kurnazlığının adı da KAPİTALİZM!

Köprü yapılıyor, müteahhidine garanti veriyorlar. Şu kadar araç geçmezse hazine bunu karşılayacak! Tünel yapılıyor, garanti veriliyor! Havaalanı yapılıyor garanti veriliyor! Son dönemde de büyük market sahiplerine yani para babalarına teşvik veriyorsunuz! Çiftçi, sera üreticisi, hal esnafı, pazar esnafı sizi seyrediyor!

Devlet sizin babanızın malı mı? İşlevini anonim şirket gibi gerçekleştiriyorsunuz! Bu gölkurnazlığı ile devlet yönetilmez!

Gölkurnazlığı ne demek diye bana sormayın! Bunu ben söylemiyorum. Seçim yakın. Gidin köylere sorun; “gölkurnazlığı nedir?” diye. Bakalım ne cevap alacaksınız? Ardından size ne diyecekler biliyor musunuz? “Bizim ekonomimiz nasıl düzelir? Üç cümleyle size bunu açıklarlar sonra da “hadi bakam bi güle güle” diyecekler. Gidebilirseniz!

Domates, biber, patlıcan, salatalık, soğan, kabak, patates için kıytırık bir çözüm üretildi. Sanki bütün ekonomi düzeldi! Akp’yi yönetenler, Mhp’yi yönetenler bunu böyle anlıyorlar, böyle anlatıyorlar! Bunun adı gölkurnazlığı!

-İşsizlik diz boyu. 200 kişi alınacak 10 BİN kişi başvuruyor.

-EYT; Yani insanlar emekli olmuşlar, maaş alamıyorlar! CHP bunun düzelmesi için önerge veriyor, Akp ve Mhp oylarıyla red ediliyor!

-Esnaf kan ağlıyor. Siftahsız evine giden esnafımız var. Kimsenin umurunda değil!

-Polisler haklarını alamıyor.

-İşçi haklarını arayamıyor!

-Atanamayan öğretmenler intihar ediyor, kimsenin umurunda değil!

-Memleketin BEKA sorunu varmış! Varsa çıkın TV’ye burada iktidar, muhalefet tartışın! Öyle uzaktan gazel atmakla bu işler yürümüyor! Ege’deki 17 ada ve 1 kayalık neden işgal altında hala cevap vermiyorlar! Domates biber patlıcanı çözmeden çözdük diyorsunuz da bu BEKA sorununu nasıl çözeceksiniz?!

-Tank, palet fabrikasının özelleştirilmesi bir BEKA sorunudur! Hem BEKA diyorsunuz. Hem de BEKA sorununu kendiniz yaratıyorsunuz! Bu nasıl çelişki?

-Şoför esnafı ne yapacağını bilmiyor!

-Elektrik zamları,

-Doğalgaz zamları,

-Otoyol zamları,

-Tünel zamları,

-İlaç zamları… Milletin boynunu büküyor.

Bu KAPİTALİZM var ya! Her şeyi alıp götürür deniliyordu ya!..

Kısacası; köylünün, sera üreticisinin tarlalarını, araçlarını, pazar esnafının tezgahlarını, hal pazarı esnafının (kabzımal) görevlerini  bu büyük market sahipleri alamayacaklar!

Yorum Yaz »