DİYANET İŞLERİ BAŞKANI NE DEMİŞ?

Kadri Uçmak 2018-12-09T19:43:15+00:000000001531201812 0
DİYANET İŞLERİ BAŞKANI NE DEMİŞ?

Kadri Uçmak

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş açıklama yapmış; “Kur’an okumayan çocuklar şeytanlarla beraberdir”.

Diyanet İşleri Başkanı bir de büyük hırsızlar ve yolsuzlar için de bir açıklama yapsın. Bundan başka cemaat evlerinde tecavüze uğrayan çocuklar için, cemaat evlerinde yanan çocuklar için de bir açıklama yapsın!

Diyanet İşleri Başkanı Erbaş, yapmış olduğu bu açıklamayla kendi değerini ayaklar altına alıyor! Eğer tecavüze uğrayan çocuklar ve cemaat evlerinde yanan çocuklar için bir açıklama yapmaz ise…

Kur’an-ı Kerim’den bahsetmiş. Kur’an da hırsızlığın, yolsuzluğun, dolandırıcılığın, halkı soymanın, halkın hakkını yemenin varlığını ben okumadım. Zaten böyle bir şey de yok. Diyanet İşleri Başkanı, iktidarın yanında olamaz! Olur ise Halk’a İslam’ı yanlış anlatmış olur! Nasıl yanlış anlatır? Eğer yönetenler halkın hakkını yemiş ise ve Diyanet İşleri Başkanı susuyor ise ve seçimin yaklaşmış olduğu dönemlerde bir takım iktidar yanlısı olarak açıklamalar yapar ise İslam’ı yanlış anlatıyor demektir.

Şunu da sormak gerekir kendilerine.. Halkı soyanlar da şeytanla beraber midirler? Bununla ilgili de bir açıklama yapması gerekmez mi?

Bakın HALK, içinde bulunduğumuz dönemde nasıl soyuluyor?

Bankalar müşterilerine kredi kartı veriyor ve bunu verirken müşterilerine para ile satıyor. Hâlbuki banka müşterileri hesabı olan bankaya para kazandırıyor. Bu kartları bankalar müşterilerine ücretsiz vermelidir. Eğer vermiyor ise bu bir soygundur! İktidar bu duruma susuyorsa HALK’ın değil, para babaları bankaların yanındadır!

HALK internet kullanıyor. İnsanlar gidiyor internet alanı satın alıyorlar. 10 GB internet satın aldıklarını varsayalım. 1 ay içerisinde bunun 7 GB’ını kullanıyor. Geride 3 GB internet alanı kalmış oluyor! Kalıyor ama 1 ay sonra tekrar internet yüklemeye gittiği zaman bu 3 GB’tan hiç bahsedilmiyor ve yeniden 10 ya da 8 GB internet alanı satın aldığında 3 GB internet alanını kullanma hakkını kaybediyor! Bunu bir operatör şubesinde yetkiliye sorduğumda “Abi, alan razı veren razı” diye bir açıklamada bulundu. HALK bu kadar düşkün müdür ki böyle bir cevapla karşılaştık! Eğer iktidar HALK’ın bu hakkını sorgularsa bu 3 GB internet alanının BİREYİN hakkı olduğunu ve bu hakkı operatörlerden alıp, HALK’a aktarmalıyım diyecektir! Ama hiçbir konuda sorgulama yok!

Otobanlar, köprüler, altgeçitler için müteahhit firmaya geçiş garantisi veriyor iktidar! Geçiş garantisi örnek olarak ayda 100 BİN araç ama ayda 30 BİN araç geçmiş. Geçiş garantisi olduğu için 70 BİN aracın geçiş parası, geçmediği halde Merkez Bankası’ndan müteahhit firmaya ödeniyor! İktidar, Türk Halkı’ndan yana olmuş olsa böyle bir garanti vermez!

Bir başka konu.. Engelli Dernekleri, Kanserle Mücadele Dernekleri gibi oluşumlar ile halka duygu sömürüsü yapılarak bağış toplanıyor! Kendimden örnek vereyim. İş arıyordum ve kanserle mücadele derneği olarak kendilerini tanıtanlar ile konuştum ve işe başladım. Gerekli evraklar hazırlandı. Tanıtım kartı hazırlandı. Sonra 1 saat çalıştım ve 1 saat sonra bu işi bırakmaya karar verdim. Çünkü bu dernekler toplanan paranın %50’sini ya da belirli bir ölçüde maaş veriyorlar! İşe bunu bilerek başladım ama yapamadım ve bütün topladığım para ile evrakları geri gönderdim ve işi bıraktım. Devlet bu hale gelmiş! Kim bilir kimler besleniyor bu paralar ile…

Peki ya akaryakıt zamları, doğalgaz zamları, elektrik zamları, temel gıda maddelerindeki zamlar, hele hele soğan, patates zamları! Arkadaşlar bu zamların sorgulamasını kimler yapacak?

Peki, Türk Halkı hakkını arıyor mu? Tabii ki hayır! Gezi Mücadelesinde Türk Halkı’nı yalnız bırakanlar, şimdi hala iktidarı halka şikâyet ediyorlar! Keşke Türk Halkı’nın yanında yer almış olsalardı da şimdi Akp diye bir parti Türk Siyaseti’nin deriliklerinde kaybolmuş olsaydı. Ama bu böyle olmadı. Şimdi de şikâyet etmesinler!

Sarı Yelekliler ile Geziciler arasında fark var mı? Hayır! Yaptıkları eylemler hak aramadır. Ancak aralarında bir fark var. Sarı Yelekliler çıktıkları yoldan geri dönmüyor. Bana öyle geliyor ki haklarını söke söke alacaklar! Kıpırdanmalar, Hollanda’ya, Belçika’ya da sıçradı. Daha birçok ülkenin sırada olduğu algılanıyor! Türk Halkı inanırsa haklarını alacak güçte, bu soygun sisteminden! Sarı Yelekliler 1200 Euro (7200 TL) maaş alıyorlar ve kendilerine yetmediğini söylüyorlar. 1603 TL maaş alan Türkiye’nin asgari ücretlileri bakalım ne yapacaklar?!

Diyanet İşleri Başkanı ile başladık, onunla bitirelim. Diyanet İşleri Başkanı gemicikleri, villacıkları, vergi cennetlerindeki yatırımlar… Bunları bir araştırması gerekiyor ve bunlarla ilgili bir açıklama yapması gerekiyor. Bunlar caiz midir? Böyle bir açıklama yapar der misiniz?

Eğer İslam’ı korumak şahıslarına ait ise sormalıdır!  Çocukların Kur’an okuması gerektiğini söyleyen şahıs, abidik gubidik yapanlara da Kur’an okumaları gerektiğini tavsiye etmelidir bence… Tavsiye etse ne olur? Bakara, makara diyorlar! Diyanet İşleri Başkanına sormalı. Bir sure ismine ‘Bakara, makara demek caiz midir?’ Buna cevap bekliyoruz. İnsanlara Kur’an okunması tavsiye ediliyor, okumayanlar şeytanla kıyaslanıyor, Bakara, makara diyenlere ne oluyor? Bunlara açıklama getirmiyor isen hiç kimseye Kur’an okuma tavsiyesinde bulunamazsın Diyanet İşleri Başkanı!

Gerektiğinde sokaklar da bizim, meydanlar da…

Gerekiyor gibi geliyor bana…

Ya siz ne düşünüyorsunuz.

Yorum Yaz »